Meme Hastalıkları

Meme hastalıkları kadının her yaşında görülebilmektedir. Meme hastalıkları iltihabi (mikrobik), hormonal (hormonların etkisiyle ortaya çıkan),  ya da tümöral (iyi huylu ya da kanserler) olabilirler.
İltihabi meme hastalıkları:
Meme iltihabı (mastit) genellikle emziren kadınlarda görülmektedirler. Meme ucundaki çatlaklardan mikropların meme dokusu içine girmesiyle oluşurlar. Meme kızarır, kızaran bölgede şişlik olur, ağrı şiddetlidir. Bu aşamadayken tedavi antibiyotik kullanmaktan ibarettir. Uygun antibiyotiği hekim belirleyecektir. Diğer memeyle emzirmeye devam edilir. Bebeğe dokunmayacak antibiyotiğin seçilmesi gerekir.
İltihap kontrol altına alınmazsa ilerler, meme apsesi ortaya çıkar. Apse daha ağır bir iltihabi durumdur. Lokal veya genel anestezi (narkoz) altında cerrahi olarak apse açılır. Cerahat boşaltılmadan apse iyileşmez. 
İltihabi hastalıklar ileri yaşlarda ve emzirmeyle de alakasız olarak ortaya çıkabilmektedir, ama  nadir olarak. Hatta memede vereme (tüberküloza bağlı)  iltihaplar bile ortaya çıkabilmektedir. Tedavisi özel ilaçlarla yapılmaktadır.
Memenin kızarması ve derisinin şişmesi ile seyreden meme kanserleri de vardır (iltihabi meme kanseri). Emzirme dönemi dışında kısa sürede belirginleşen memedeki her kızarıklık kanser açısından şüphelidir. Mutlaka hekime ( cerrahi uzmanına) görünmek gerekir.
Hormonal hastalıklar:
20 yaşlarından itibaren, adetten kesilinceye kadar kadınların birçoğunda bu rahatsızlık olabilmektedir.  Tıpta Fibrokistik Mastopati adıyla tanımlanan bu rahatsızlığa, “hastalık” demek doğru değildir. Bir rahatsızlıktır, ağrı ve kitleler yapar. Bazen kanser kuşkusu uyandıracak belirtiler ve bulgularla seyreder. O nedenle, bu rahatsızlığı kanserden ayırdedebilmek için birçok tahlil ve  tetkik gerekir. 
Bu rahatsızlığın nedeni, memenin süt hormonunun (süt hormonu, prolaktin), diğer kadınlık hormonlarıyla ( östrojen, progesteron…) uyumsuzluğudur. Memede mikrobik olmayan iltihabi (enflamatuar) bir süreç başlar. Memede ağrı ve sertlikler (kitleler) oluşur. Tipik olarak adetten hemen önce başlayan ağrı ve sertlikler, adet bittikten 3-5 gün sonra hafifler veya tamamen geçerler. Bu belirtiler iki memede de olabileceği gibi, tek taraflı veya bir tarafta daha şiddetli olabilir. Memedeki ağrı koltuk altına ve omuza doğru yayılabilir.
Adetlere bağlı olarak ortaya çıkan meme ağrıları (mastodini),  genellikle bu rahatsızlığa işaret eder. Bu hastalık kanser değildir ve prensip olarak kansere dönmez. Sadece patolojik olarak biyopsilerde tespit edilebilen özel bir durum (proliferatif) kanserleşebilir, ama bu durum çok nadirdir. Fakat Fibrokistik rahatsızlığın memede kitle veya kitleler yapması ve kanserin de en önemli belirtisinin kitle olması nedeniyle, mutlaka hekim kontrolüne girmek ve bu ayırımın hekim tarafından yapılmasını sağlamak gerekir.
Fibrokistik rahatsızlığın kanserle karışan önemli belirtisi sertlikler, kitlelerdir. Fibrokistik rahatsızlıkta  kitleyi yapan en sık bulgu kistlerdir.
Meme kisti: Fibrokistik rahatsızlığın önemli ve kanserden ayırıcı tanı gerektiren bulgusu kistlerdir. Meme kisti birkaç milimetreden,  3-8 cm büyüklüğe kadar olabilmektedir. Kistler nadiren kanser olabilir. Kist kanser demek değildir. Kist içi sıvı dolu bir oluşumdur. Kanser nadiren kistik olur. Kist küçükse veya iç basıncı yeterince yüksek değilse, elle muayenede farkedilmeyebilir. Meme kistlerini en iyi meme ultrasonografisi (ultrason) gösterir. Kistler ultrasonda daima siyah (ekosuz, echofree) görülürler.  Mamografide ise meme kisti beyaz bir leke olarak görünür. Kanser de başka bazı ilave bulgularla beraber, beyaz bir leke olarak görünür. O nedenle, önce mamografi çekilir ve beyaz bir leke (opasite) görülürse, ilaveten ultrason yapılması önerilir, ki, görülen leke kist midir, tümör müdür anlaşılsın. 
Meme kisti ultrasonla teşhis edildikten sonra genellikle hekim tarafından iğne ile boşaltılır. Bu işlem ağrısız sayılır. O nedenle uyuşturucu kullanılmasını gerektirmez. İğneye gelen sıvı kan ise, kanser olma ihtimali yüksektir. Ama genellikle gelen sıvı kir-sarı veya yeşil renktedir. Gelenin rengi ne olursa olsun, patolojik incelemeye (sitoloji) gönderilir ki, kanser güvenle ekarte edilebilsin. Kistin boşaltılmasından 15 gün sonra elle muayene tekrarlanarak, kistin yeniden oluşup oluşmadığı kontrol edilmelidir. Kanser açısından kuşku duyulursa, kistin cerrahi olarak komple çıkarılması gerekir.

Meme tümörleri :
Tümör, dokudaki hücrelerin vücudun ihtiyacı dışında çoğalmalarıylaoluşan sertlikler, kitlelerdir. Tümör, yani eski Türkçesiyle  “ur”, her zaman kanser değildir.O nedenle tıp dünyasında meme tümörleri ikiye ayrılırlar :

  1. İyi huylu (selim) urlar (Fibroadenom) : En sık örneği fibroadenomlardir.  Fibroadenom  genç yaştaki kadınların urudur. Tek olabileceği gibi, çok sayıda da olabilir. Çok sayıda olan fibroadenomlar, tek memede olabileceği gibi, iki memeye dağılmış da olabilir. Milimetrik boyutta olanları kişinin kendisi farkedemeyeceği gibi, doktor da bulamaz. Ama 1 cm’den itibaren her fibroadenom, kişinin eline gelebilir. Fibroadenom misket gibi, fındık gibi serttir. Meme içinde hareket ettirilebilir. Yüzeyi düzgündür. Ciltte veya meme ucunda hiçbir değişikliğe neden olmaz. Eskiden fibroadenom diye düşünülse bile, cerrahi olarak çıkarılıp patolojiye gönderilirdi. Şimdilerde büyükse, ailede kanser sıksa  veya ultrasonda/mamografide şüphe varsa çıkarılmaktadırlar. Ama cerrahi olarak çıkarılmayacak fibroadenomların  kanser olmadığı, mutlaka iğne biyopsisi ile ispat edilmiş olmalıdır.